Nene Hatun Anaokulu | Malatya |

OKUL ÖNCESİ EĞİTİM

Okul Öncesi Eğitim Nedir?

1. Okul Öncesi Eğitim Nedir?

Okul Öncesi Eğitimi, doğumdan, zorunlu eğitim yaşına kadar, çocukların gelişim özellikleri, bireysel farklılıkları ve yetenekleri göz önüne alınarak, çocukların sağlıklı bir biçimde fiziksel, duygusal, dil, sosyal ve zihinsel yönden gelişimlerini sağlayıcı, olumlu kişilik temellerinin atıldığı, yaratıcı yönlerinin ortaya çıkarıldığı, çocukların kendilerine güven duymalarının sağlandığı, ebeveyn ve eğitimcilerin etkin olduğu sistemli bir eğitim diye tanımlayabiliriz.

2. Okul Öncesi Eğitimin Önemi Nedir?

17 yaşına kadar olan zihinsel gelişimin yüzde 50 sinin 4 yaşına kadar, yüzde 30 unun 4 yaşından 8 yaşına kadar, yüzde 20 sinin ise 8-17 yaşlarında elde edildiğini düşünürsek, 0-6 yaşlar için, çocuğun gelişiminin hızla yönlendiği yıllar diyebiliriz. Bu yıllarda temeli atılan beden sağlığının ve kişilik yapısının ileri yaşlarda aynı yönde gelişme şansı çok yüksektir. Bu yüzden çocuğun sağlıklı bir birey olması açısından okul öncesi eğitime önem verilmelidir. Ayrıca çocuğun okul öncesi yıllarda aldığı eğitim ve kazandığı deneyimlerin, ileriki yaşlarındaki öğrenme yeteneği ve akademik başarısıyla ilişkisi olduğu gözlenmiştir.

3. Okul Öncesi Eğitim Kurumları Nedir?

Günümüzde özellikle büyük kentlerde annenin çalışması, oyun bahçelerinin azlığı gibi nedenlerle küçük çocuğun bakımı, beslenmesi, eğitimi, bilgisi yeterli olmayan kişilerle ya da anneanne ve babaanne tarafından apartman dairelerinde yürütülmeye çalışılmaktadır. Çocuklar evde bu kişiler tarafından ne kadar iyi bakılırsa bakılsın ne kadar çok sevilirse sevilsin; sosyal gelişimini gerçekleştirebileceği arkadaşlara ve oyun ortamına ayrıca evde kendisine sağlanamayan eğitim imkanlarına ulaşmaya ve düzenli bir eğitim programına katılabilmesi için ailenin dışında eğitimcilere ihtiyacı vardır.

4. Okul Öncesi Eğitim Kurumlarının İlkeleri Nedir?

Çocukların fiziksel, zihinsel, duygusal, sosyal ve dil yönünden yeteneklerine göre gelişmelerini sağlayacak eğitim ortamını sağlamak,

Dilin gelişmesine ve doğru kullanılmasına imkanlar sağlamak,

Öz bakım becerileri (temizlik, giyinme vb.) kazandırmak,

Bedensel becerilerini geliştirmek,

Kendi ayaklarının üzerinde durabilen, bağımsız bir birey olabilmesi için destek olmak,

Yaratıcı yönlerini ve ilgi alanlarını ortaya çıkarmak,

Oyun oynama ve arkadaşlık ihtiyacını gidermek,

Zorunlu eğitime hazırlamak. Bu ilke kesinlikle okuma-yazma öğretimini kapsamamalıdır.

5. Okul Öncesi Eğitim Kurumlarını Seçerken Nelere Dikkat Etmeli?

Okul öncesi eğitim kurumu tek yada iki katlı bahçe içinde müstakil bir binada hizmet vermelidir. Bina iyi ısınmalı aydınlık ve ferah olmalıdır.

Oyun odaları düz ve geniş bir alan olmalı ve halı kaplanmalıdır.

Sınıf içinde temel köşeler olmalıdır. (Evcilik, kitap, sanat, blok vb.)

Materyaller çocukların ulaşabilecekleri yükseklikte olmalıdır.

Tuvaletler sınıflara yakın olmalı ve çocuk sayısına göre olmalıdır.

Binanın yerleri kolay temizlenebilen bir malzeme ile kaplı olmalıdır.

Bahçede oyuncaklar ve top oyunları için düz alanlar olmalıdır.

Öğretmenler okul öncesi eğitim alanında eğitim görmüş, sağlıklı, hoşgörülü, mesleğini seven, hareketli, sabırlı, güler yüzlü, çocuktaki en ufak gelişmeyi görebilen, yeniliklere açık kişiler olmalıdır.

Her okul öncesi eğitim kurumunun bir eğitim programı olmalıdır. Programlar hazırlanırken çocukların yaşları, gelişim özellikleri ve bireysel farklılıkları göz önüne alınmalıdır. Programların uygulanmasında "yaşayarak öğrenme" ilkesine göre hareket edilmelidir.

Okul öncesi eğitim kurumunda çocukların konuşma, oyun, resim, müzik, kil, kum, su gibi her türlü geliştirici alışkanlıkları kazanabilmelerine özen gösterilmeli; onların ilkokulda karşılaşacakları görevlere hazır olmalarını sağlayacak ön alıştırmalara yer vermelidir.

 

Okul öncesi eğitimin önemi

Okul öncesi eğitimin çocuklar, aileler ve toplum açısından birçok faydası vardır. 0-6 yaş arasını kapsayan erken çocukluk dönemi çocuğun en hızlı geliştiği dönemdir.

Beyin yapısı ve fonksiyonlarının gelişiminin üçte ikilik bölümü 0-4 yaş arasında tamamlanmaktadır. Erken çocukluk dönemindeki deneyimler beynin çalışma biçimi için belirleyicidir. Yapılan çalışmalar okul öncesi eğitim alan çocuklarda okula devam oranlarının ve okul başarısının daha yüksek olduğunu göstermiştir.


Okul öncesi eğitim sosyal ve duygusal gelişimi destekleyerek, yetişkinlik döneminde de kişilerin daha üretici ve verimli olmalarını ve sahip oldukları potansiyeli tam olarak kullanmalarını sağlar.
Çocukların gelişim özellikleri, bireysel farklılıkları ve yetenekleri göz önüne alan, sağlıklı bir biçimde fiziksel, duygusal, dil, sosyal ve zihinsel yönden gelişimlerini sağlayan, olumlu kişilik temellerinin atıldığı, yaratıcı yönlerinin ortaya çıkarıldığı, çocukların kendilerine güven duymalarının sağlandığı, ebeveyn ve eğitimcilerin etkin olduğu kaliteli bir okul öncesi eğitim programına katılan çocukların diğer çocuklara kıyasla gelecekte okul başarıları daha yüksek, sosyal ve duygusal, sözel, zihinsel ve fiziksel gelişim açısından daha yetkin olduklarını araştırmalar göstermiştir.

Okul öncesi eğitimin yararlarını kısaca şu şekilde sayabiliriz:

1-Çocukların zeka puanlarında yükselme

2-Sınıfta kalma ve okul eğitiminden ayrılma oranlarında düşme

3-Çocukların beslenme ve sağlık durumunda iyileşme

4-Sosyal ve duygusal davranış gelişiminin daha ileri olması

5-Daha olumlu ebeveyn-çocuk ilişkisi

6-Yetişkinlikte kendine yeten, ekonomik kazanç potansiyeli yüksek bireyler olmak

Bu yüzden bu dönemde çocuğun zihinsel ve bedensel olarak yeterli beslenmesi ve etkileşimde bulunabildiği, onun gelişimini destekleyen bir ortamda bulunması gerekmektedir. Erken çocukluk eğitimi insan gelişiminin başlangıç noktasıdır. Okul öncesi eğitim, çocukların ve ülkemiz insanının uzun vadede daha üretken, daha yaratıcı, sorun çözmede daha yetkin olmasını sağlar.

 

 

 

Okul Öncesi Eğitim, Amaç ve İlkeleri

Okul Öncesi Eğitim

Halen uygulanmakta olan Okul Öncesi Eğitim Programları, 1994-1995 eğitim öğretim yılında denenip geliştirilmek üzere uygulamaya konulmuştur. Yapılan araştırmalar ve uygulamalardan alınan geri bildirimler, öğretmenlerin bu programları uygularken konu öğretimine önem verip, hedeflere ve kazanılması beklenen davranışlara yeterince odaklanamadıklarını göstermiştir. Bu nedenle programların geliştirilmesi gereksinimi ortaya çıkmıştır.
Geliştirme çalışmaları sırasında 0-36 aylık çocuklara yönelik Kreş Programı aynen bırakılmış, Anaokulu ve Anasınıfı Programları “36-72 Aylık Çocuklar İçin Okul Öncesi Eğitim Programı” olarak yeniden düzenlenmiştir.
Bu programın hazırlanmasında çağdaş program geliştirme yaklaşımları ve günümüzde kabul gören psikoloji kuramları dikkate alınmıştır. Öğretmenlerin daha önceki deneyimleri göz önünde bulundurulmuştur. Ayrıca çocukların insan haklarına, demokrasiye ve farklı kültürlere duyarlılık kazanmaları da amaç olarak benimsenmiştir.
Tüm programlarda olduğu gibi denenmek ve geliştirilmek üzere hazırlanan bu programın, ülke genelinde 36-72 aylık çocukların gelişimlerine ve okul öncesi eğitimin niteliğinin artırılmasına katkıda bulunması, ayrıca yönetici ve öğretmenlere uygulamalarda yol göstermesi beklenmektedir.

Okul Öncesi Eğitimin Amaçları
Okul öncesi eğitimin amaç ve görevleri, Türk Milli Eğitimin Genel Amaçlarına ve Temel İlkelerine uygun olarak;

1) Çocukların beden, zihin ve duygu gelişmesini ve iyi alışkanlıklar kazanmasını sağlamak;
2) Onları ilköğretime hazırlamak;
3) Şartları elverişsiz çevrelerden ve ailelerden gelen çocuklar için ortak bir yetiştirme ortamı yaratmak;
4) Çocukların Türkçeyi doğru ve güzel konuşmalarını sağlamaktır.

Okul Öncesi Eğitimin Temel İlkeleri
Okul öncesi dönem yaşamın temelidir. Bu dönemde öğrenme hızı çok yüksektir. Her yaş grubunun genel gelişim özellikleri ortaktır; ancak her çocuğun kendine özgü olduğu da unutulmamalıdır.
Okul öncesi eğitim bazı temel ilkelere dayanmaktadır. Bu ilkeler aşağıda verilmektedir.

1. Eğitimde çocuğun ve ailenin etkin katılımını sağlamak esastır.
2. Çocuğa verilen eğitim, onun gereksinimlerine uygun olmak zorundadır.
3. Çocukların gereksinimlerini karşılamak amacıyla demokratik eğitim anlayışına uygun eğitim ortamları hazırlanır.
4. Etkinlikler düzenlenirken çocukların ilgi ve gereksinimlerinin yanı sıra, okulun ve çevrenin olanakları da göz önünde bulundurulur.
5. Çocukların Türkçeyi doğru ve güzel konuşmalarına gereken önem verilir.
6. Eğitim çocuğun bildiklerinden başlar ve deneyerek öğrenmesine olanak tanır.
7. Oyun çocuklar için en uygun öğrenme yöntemidir.
8. Eğitimde çocuğun, kendine saygı ve güven duyması sağlanır, öz denetim kazandırılır.
9. Çocukla iletişimde, kişiliğini zedeleyici şekilde davranılmaz, baskı ve kısıtlamalara yer verilmez.
10. Okul öncesi dönemde verilen eğitim ile çocukların sevgi, saygı, işbirliği, sorumluluk, hoşgörü, yardımlaşma, dayanışma ve paylaşma davranışları geliştirilir.
11. Çocukların bağımsız davranışlar geliştirmesi desteklenir. Yardıma gereksinim duyduğunda yetişkin desteği, rehberliği ve güven verici yakınlığı sağlanır.
12. Çocuğun kendisinin ve başkalarının duygularını fark etmesi desteklenir.
13. Çocukların hayal güçleri , yaratıcı ve eleştirel düşünme becerileri, iletişim kurma ve duygularını anlatabilme davranışları geliştirilir.
14. Okul öncesi eğitimde çocuğun gelişimi ve okul öncesi eğitim programı düzenli olarak değerlendirilir.
15. Programlar hazırlanırken ailelerin ve içinde bulunulan çevrenin özellikleri dikkate alınır.

 

OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİN TEMEL İLKELERİ

 

Okul öncesi dönem yaşamın temelidir. Bu dönemde öğrenme hızı çok yüksektir.

Bir yaş grubunun genel gelişim özellikleri o yaş grubundaki tüm çocuklar için ortaktır; ancak her çocuğun kendine özgü olduğu da unutulmamalıdır.

 

Okul öncesi eğitim bazı temel ilkelere dayanmaktadır. Bu ilkeler şunlardır:

·         Okul öncesi eğitim çocuğun gereksinimlerine ve bireysel farklılıklarına uygun olmalıdır.

·         Okul öncesi eğitim çocuğun psikomotor, sosyal-duygusal, dil ve bilişsel gelişimini desteklemeli, özbakım becerilerini kazandırmalı ve onu ilköğretime hazır duruma getirmelidir.

·         Okul öncesi eğitim kurumlarında çocukların gereksinimlerini karşılamak amacıyla demokratik eğitim anlayışına uygun eğitim ortamları hazırlanmalıdır.

·         Etkinlikler düzenlenirken çocukların ilgi ve gereksinimlerinin yanı sıra çevrenin ve okulun olanakları da göz önünde bulundurulmalıdır.

·         Eğitim sürecinde çocuğun bildiklerinden başlanmalı ve deneyerek öğrenmesine olanak tanınmalıdır.

·         Çocukların Türkçe’yi doğru ve güzel konuşmalarına gereken önem verilmelidir.

·         Okul öncesi dönemde verilen eğitim ile çocukların sevgi, saygı, işbirliği, sorumluluk, hoşgörü, yardımlaşma, dayanışma ve paylaşma duygu ve davranışları geliştirilmelidir.

·         Eğitim, çocuğun kendine saygı ve güven duymasını sağlamalı, ona öz denetim kazandırmalıdır.

·         Oyun bu yaş grubundaki çocuklar için en uygun öğrenme yöntemidir. Tüm etkinlikler oyun temelli düzenlenmelidir.

·         Çocuklarla iletişimde, onların kişiliğini zedeleyici şekilde davranılmamalı, baskı ve kısıtlamalara yer verilmemelidir.

·         Çocukların bağımsız davranışlar geliştirmesi desteklenmeli, yardıma gereksinim duyduklarında yetişkin desteği, rehberliği ve güven verici yakınlığı sağlanmalıdır.

·         Çocukların kendilerinin ve başkalarının duygularını fark etmesi desteklenmelidir.

·         Çocukların hayal güçleri, yaratıcı ve eleştirel düşünme becerileri, iletişim kurma ve duygularını anlatabilme davranışları geliştirilmelidir.

·         Programlar hazırlanırken aile ve içinde bulunulan çevrenin özellikleri dikkate alınmalıdır.

·         Eğitim sürecine çocuğun ve ailenin etkin katılım sağlanmalıdır.

·         Okul öncesi eğitimde çocuğun gelişimi ve okul öncesi eğitim programı düzenli olarak değerlendirilmelidir.

·         Okul öncesi e¤itimde değerlendirme sonuçları çocukların, öğretmenin ve programın geliştirilmesi amacıyla etkin olarak kullanılmalıdır.

Neden Okul Öncesi Eğitim

Toplumumuzda ilköğretim  yaşına gelinceye kadarki çocukluk dönemi görmezden gelinir.Bu değerli zaman dilimi verimsiz ve boş geçirilir. Oysa çocuklarımız bir bebekken bile eğitilebilirler. Okul öncesi dönemi kapsayan bebeklik ve çocukluk süreçlerini  0-3 ve 3-6 yaş şeklinde ayırıp, bu dönemdeki çocuklarımız için şunları söyleyebiliriz.

3 YAŞ
Çocuğumuz artık sosyal bir birey. Etrafını saran hayatın bir parçası olduğunun farkında ve yaşıtları ile tanışmak, birliktelik kurmak isteğinde. Dil gelişimindeki ilerleme diyalog için iyi bir başlangıç sayılabilir. Zaman zaman konuşmalarında takılabilir ama bu tatlı süreç uygun ebeveyn tutumları ile aşılabilir. Yeterince fırsat verildiği takdirde yemek yeme ve özbakım becerilerini kazanma gibi küçük kas gelişimini gerektiren etkinliklerde de başarı gözlenir.

4 YAŞ
Giderek sakinleşmeye gözlemlemeye başlayan çocuk sosyal hayatta eskiye oranla daha uyumlu ve kontrollü olmaya başlar. Dil gelişimi ve çevreye olan merakı her geçen gün artar ve sıkça sorular sorar.

5-6 YAŞ
Artık öz bakım becerilerini tamamen yapabilecek, fiziksel ve küçük kas gelişimine sahip olan çocuk, gelişimine uygun fırsatlar verilmesi halinde bunları kendi başına yapabilir. Diş ve ağız temizliği, el ve yüz temizliği ve kılık düzenini sağlama, tuvalet ihtiyacını giderme vb. Sosyalleşme ihtiyacı artmıştır. Olayları sentezler. Nedenler ve niçinler onun için önemlidir, sorularına makul ve anlaşılır cevaplar almadıkça vazgeçmez.

6 yaşa kadar gelişimin yüzde 60’ı tamamlanır
Okul öncesi eğitimi; çocukların bedensel, psiko-motor, zihinsel, dil, sosyal ve duygusal yönden gelişmelerini, birey olmanın farkına varıp kişisel eğilimlerini keşfetmelerini ve temel alışkanlıklar kazanmalarını sağlamak amacı ile verilen eğitim süreci olarak tanımlayabiliriz. Birey olarak donatmak için bazen sabırsız, bazen otoriter, bazen geleneksel, bazen de teorik bilgilere dayanarak davrandığımız çocuklarımıza yeterince iyi örnek olabiliyor muyuz acaba? Sadece iyi temenniler ve iyi örneği tanımlama noktasında iseniz nafile, bu tutumunuzun zararı olur faydası olmaz. Kesinlikle ağaç yaşken eğilmeli aksi halde bükülmez ama kırılma riski çoğalır. Ebeveyn olarak hep isteriz ki büyüsün, okusun, kendini geliştirsin kocaman bir adam olsun. İyi ama neler yapıyoruz bu amaç için? Çocuğumuzun öğrenme gelişiminin yüzde 60’ını 6 yaş gibi tamamladığı gerçeğinden hareketle acaba onlara ne gibi alışkanlıkları miras bırakıyoruz? Çocuk mutlaka kendisine bir takım uğraşlar edinecektir, onu yönlendirmede geç kaldığımızda zorlamak ters tepki verebilir.

 

 

OKUL ÖNCESİ EĞİTİM KURUMLARINDA YAPILAN ETKİNLİKLER VE BUNLARIN ÇOCUĞA KAZANDIRDIKLARI

 

SERBEST ZAMAN:

1-    Günün ilk etkinliğidir.

2-    Çocuğun yaratıcılığını geliştirir.

3-    Kendisini ifade etmesini sağlar.

4-    Yardımlaşma, paylaşma, işbirliği yapmayı sağlar.

5-    Başladığı işi sonuçlandırma ve kararlı olmayı öğrenir.

6-    Sorumluluk alma ve aldığı sorumluluğu yerine getirmeyi öğrenir.

7-    Problem çözmeyi öğrenir.

8-    Olaylar arasında neden-sonuç bağlantıları kurmayı öğrenir.

İLGİ KÖŞELERİ:

1-    Evcilik köşesi

2-    Blok köşesi

3-    Kitap köşesi

4-    Fen ve doğa köşesi

5-    Kukla köşesi

6-    Eğitici oyuncak köşesi

7-    Müzik köşesi

8-    Geçici ilgi köşeleri

TÜRKÇE DİL ETKİNLİĞİ:

1-    Tekerleme

2-    Parmak oyunu

3-    Şiir

4-    Bilmece

5-    Hikaye anlatımı

Gibi etkinlikler yapılır. Bu etkinlikler çocuğa:

  • Türkçeyi doğru ve güzel konuşmalarını sağlar
  • Sözcük dağarcığı gelişir
  • Kendini ifade etme becerisini kazanır
  • Yaratıcılığı hayal gücü gelişir
  • Dinleme soru sorma, sorulara cevap verme, özetleme becerisini kazanır
  • Dinlerken yeni olan sözcükleri fark eder ve anlamını sorar
  • Rol alır ve role uygun konuşur
  • Sohbetlere katılır

SANAT ETKİNLİKLERİ:

  • Sulu boya
  • Kağıt katlama
  • Pastel boya
  • Serbest  resim vb. çocuğa:

1-    Resim yaparken duygu ve düşüncelerini kağıda döker

2-    Çocuğun kendini ifade etmesinde güçlü bir araçtır

3-    Çocuk resim yaparken kullandığı renklerle çocuğun iç dünyasını anlamamıza yardımcı olur

4-    Küçük kaslarını güçlendirir

5-    Estetik becerisini geliştirecektir

OYUN VE HAREKET:

    * Çocuk yaşam için gerekli olan davranış,bilgi, beceri oyun içinde kendiliğinden öğrenir.

    * Yardımlaşma,konuşma,bilgi edinme alışkanlık ve deneyim kazanmak,yaşamın rollerini anlama vb olguları oyun içinde kavram benimser ve pekiştirir.

    * Çocuğun kişiliği oyun içinde daha belirgin çizgilerle ortaya çıkar gelişir.

    * Yetenekleri oyun içinde daha iyi görülebilir.

    *Çocuğun temel ilgilerini ve eğilimlerini tanımada ruhsal güçlerinin çözmede yardımcı olur.

    *Oyun çocuklar için en ciddi iştir.

    *Oyun çocuğun en doğal ortamıdır.Duygularını gördüklerini sınayıp denediği öğrendiklerini pekiştirdiği bir deney alanıdır.

    *Oyun çocuğun özgürlüğüdür.

    *Kendi yaratıcılığını oyun yardımla ortaya koyar.

    *Çocukların en doğal anlaşma ortamı,ortak dilidir.

    *Oyunun çocuk için eğitici bir işlevi vardır.

    *Başkalrının hak ve özgürlüğüne saygı duyar.

    *Yardımlaşma,paylaşma,işbirliği içerisinde çalışmayı öğrenir.

    OKUMA YAZMAYA HAZIRLIK ÇALIŞMALARI:

1-    Çocukları ilköğretime hazırlamak :

  • Sayılar
  • Çizgi çalışmaları
  • Kavramlar
  • Renkler
  • Mekanda konum
  • Elbecerisi kazandırma
  • Problem çözme çalışması
  • Dikkat çalışması
  • Güven ve bağımsız davranış geliştirme çabası kazandırma
  • İşitsel algı çalışmaları vb.

MÜZİK  ETKİNLİĞİ:

  • Dil gelişimine yardımcı olur
  • Kendilerini ifade etmeye yardımcı olur
  • Güven ve başarı duygusu kazandırır
  • Ritim duygusunu geliştirir
  • Çevredeki sesleri tanıma ve anlamayı öğrenir

 

*Çocukların gözlem yapma,araştırma,inceleme ve keşfetme becerilerini desteklemek için deneyler,

Gözlemler,doğa gezileri,koleksiyonlar,fotoğraf çekme gibi etkinliklerde yapılır.

 

 

 

 


| Nenehatun Anaokulu © Her Hakkı Saklıdır | Mega Tasarım |